ÖLÜ SOYUCU


ÖLÜ SOYUCU


Melike ÇELİK





   Ölülerinizi ağaçlara asmaya ne dersiniz? Her yerde reklamlarım çıkıyor karşıma. İnsan hayatı bazen onu idrakimizden çok daha hızlı değişebilirmiş meğer. Bir at sineği kadar kimseye faydası olmayan biri için bile bu böyleymiş.

   Anne ve babası olmayan bir çocuk nasıl büyürse öyle büyümüştüm. Tek yurdum sokaklardı benim. Geceleri yıldızlar örterdi üstümü. Herkesten daha varlıklıydım, binlerce yıldızım vardı yolumu aydınlatan ve ben hiç korkmazdım. Oysa bunların hiçbir değeri yokmuş başkalarının gözünde.

   Büyük bir mucidin sözlerini yabana atmayın. Ölü sektöründe adım bir yıldız gibi parlıyor. Her geçen gün üyelerimin sayısı artıyor. Ölü sektörü dediğime de bakmayın… Yaşayanlar daha çok talip şimdi.

   Tüm sefaletimle beni yalnız kaldırımlar kabul etti. Anne ve babamın mezarlığına bile almadılar. Çocukların burada işi yok, deyip savdılar. Oysa buz gibi toprak bile annemi sarıp sarmaladığından sıcacık gelirdi bana.

   Sevdikleriniz öldükten sonra bile onlardan ayrılmak zorunda değilsiniz artık. Özel tasarladığım dikdört-gen prizma tabutlara gömdüğünüz ölüleriniz her zaman istediğiniz yerde. Son derece hafif bir malzemeden yapılan tabutlar kolayca kaldırılabiliyor, altında yer alan açılabilir tekerler sayesinde çekilerek götürülebiliyorlar.

   Önceleri karnımı doyurabilmek için avuç açardım. İnsanların verdiklerinin misliyle beni küçümsemeleri canımı çok yakardı. Paranın miktarı küçüldükçe bakışların acımasızlığı büyürdü sanki. Sonraları ufak tefek hırsızlıklara başladım, böylece o ezici bakışlardan kurtulabilecektim. Yakalanınca çok daha kötü zamanlar yaşadım. Kimi büyük bir lütufta bulundu, saatlerce nasihat verdikten sonra beni bıraktı. Kimi ibreti âlem olsun diye herkesin önünde falakaya yatırdı. Canım hiç bu kadar yanmamıştı. Bir kere de kodesi boyladım ama en kötüsü buydu çünkü o zaman yıldızlarımı almışlardı elimden.

   Tabutlarınızı, binlerce metrekarelik alana inşa ettiğimiz tabut hanelerimizde, özel yapılmış metal ağaçlara da asabilirsiniz. Böylece istediğiniz zaman ziyaret edebilirsiniz. Şehir ya da ülke değişikliği yaptığınızda özel transfer araçlarımız sayesinde tabutlarınızı yeni ikametinize getiriyoruz.

   Sonra anladım ki, bana yalnız ölülerden zarar gelmez. Geceleri mezarlıklara girip çiçekleri aşırmaya başladım. Mezarlık kapılarında çiçekleri satıp parası ile karnımı doyuruyordum. Meğer insanlar ölülerine daha çok değer veriyormuş. Dilendiğim günler bana kimse çiçek parası kadar bile para vermemişti.

   Tabutlarımızın içi normal mezarlar gibi toprakla doludur. Her ne kadar üstü kapalı da olsa özel sulama kanallarımız ile belirli günlerde sulanır ve üyelik paketinizde seçtiğiniz çiçekler ile her hafta süslenirler. Ses efekti, müzik ve tabut içi özel ışıklandırma sistemi ek ödemeye tabidir. Bu sistem sayesinde ölülerinize boğaz havası yaşatabilirsiniz.

   Kimi zaman da yolda ya da deniz kıyısında gördüğüm ölülerin ceplerini soyardım. Ya kalpten ya da intihardan ölmüş olurlardı ama çok sık karşılaşmazdım böyleleriyle. Alacağımı aldıktan sonra polisi arar, en azından ölüye borcumu ödemiş olurdum. İşte o günlerde tanıştım Azat’la.

   Üyelerimize özel, kafelerimizde sınırsız çay ve kahve hizmetimiz bulunmaktadır. Ölülerinizi ziyarete geldiğinizde; dilerseniz cazip fiyat avantajlarından yararlanarak fitness, sauna ve hamam keyfi yaşayabilirsiniz.

  Benim can yoldaşım. Onun sayesinde para harcamadan karnımı doyurabiliyordum artık. Mahallelerde tonton teyzeler her akşam Azat için artık yemek getirirlerdi. Onun yemeğine musallat olduğumu görünce benim için de yemek getirmeye başladılar. Ta ki, can yoldaşım bir arabanın altında kalıp can verene kadar. Onsuz ne yapacağımı bilemedim uzun süre. O benim bu hayattaki tek yakınımdı. Köpekten yakın mı olurmuş demeyin! Bana hiçbir insanoğlunun vermediği sıcaklığı yalnız o verdi. Benim gibi toprağa bağlı yaşamayan biri için onu bir bahçeye gömüp orada bırakmak imkânsızdı. Ben nereye gidersem o da benimle gelmeliydi.

   Tesisimizde çok sayıda imam, papaz ve haham bulunmaktadır. Dünya üzerindeki diğer tüm dinler için de birer din adamımız mevcuttur. Yıl dönümlerinde ve dini günlerde ölünüze özel dua ya da seremoni yapılmaktadır. Ayrıca; ölünüzün adına vereceğiniz bağışların yüzde kırkı kimsesiz çocuklar vakfımızdaki çocuklar için kullanılacaktır.

   Çok düşündüm. Günlerce çare aradım derdime. Sonunda aradığım fikri bulmuştum. Dikdörtgen prizma şeklinde bir kutu yapıp içini toprakla doldurdum. Azat’ı gömdüğüm yerden çıkarıp kartondan tabutuma yerleştirdim.. Herkes kutuda ne olduğunu sordu, kimseye anlatmadım, elimden alırlar diye korktum. Sonunda esrarengiz kutunun sahibi olarak kendimi haber bültenlerinde buldum. Fikrim çok beğenildi. Televizyoncu abiler sağ olsun hemen patent aldırdılar.

   
Çok yakında at sineği işine de giriyoruz. Atı olmasa da muhakkak herkesin bir at sineği olmalı!

   O gün yıldızlarımı düşürmüşüm. Her yere baktım bulamadım. Gören oldu mu?


Linkler