Akalemler 38. Sayı Mart Nisan 2022

METALAŞMAKTAN KURTULMALIYIZ

 

İnsan niçin sanat yapma gereği duyar?

İnsanı sınırlayan yapılardan kaçarak, kendine yeni bir pencere, yeni bir ufuk oluşturmak için olabilir mi? Ya da Kadinsky’nin yaklaşımıyla sınırsız bir özgürlük alanına ihtiyaç duyduğu için mi?


Ünlü düşünür Descartes’in “Düşünüyorum o halde varım.” Sözü günümüz Türkiye’sinde “Bir gruba, cemaate, mahfile, partiye dâhilsem varım.” Şeklinde uygulanmıştır. Zira bütün birikimlerimiz düşünmeyle ilgili olmayıp aidiyetlerimizle ilgilidir. Bu tür aidiyetler bizi “var” etmez. Aksine sıradanlaştırır. Yaptığımız şey ikonlar yaratmak. Yani yeni putlar üretmek. İnsan her yönüyle metalaşmıştır… İdeolojilerin, cemaatlerin, aidiyetlerin meta’sı halinde görülmektedir. O nedenle sanal âlem gerçek dünya; insansa o dünyanın ‘meta’ları haline getirilmişlerdir. Bu “gerçek” dünyanın, gerçek sahiplerinin kendilerine “meta” adını vermeleri boşuna değil. İnsanın meta olarak görüldüğünün açık, anlaşılır tanımı ve itirafı bu.


İnsan belki de sanat yapma gereğini bu çizgide metalaşmaktan kendini kurtarmak için deneyebilir. Denemelidir.


Dergiler birbirinden farklı düşünen pek çok şair, yazar ve düşünce insanını bir araya getirerek kayda değer bir sanat ve edebiyat iklimi yaratırlar. Dergileri içine doğdukları ortamın, sosyal şartların, kültürel zeminin, hayat felsefesinin, edebi gelenekten bağımsız ve ayrı bir oluşum olarak görmek mümkün değildir. Bütünüyle gelenek olarak ta görülemez. Buna rağmen farklı bir esinti yaratıp, farklı atmosfer oluştururlar. Dolayısıyla kültür, düşünce ve sanat hayatının zenginleşmesini sağlarlar.


Değişen ülke ve evrensel şartlara karşı insanın daha insan kalmasını sağlamak gayesi ile sanat üreten zihinlerin hayat sürüp, metalaşmaktan kurtulduğu, soluklandığı zemindir dergiler.


Asaf Halet Çelebi; “öyle dâhiler vardır ki onlar bir ekolün hudutları içine sığmazlar.” Der. Akalemleri bir kampa dâhil etmek bu çerçevede mümkün değildir. Dergiyi bir iktidar alanı olarak görmüyoruz ve öyle kullanmıyoruz. Bizim gibi düşünmeyenlerin sayfalarımız arasına yer bulması mümkün değil de demiyoruz. Birbirimiz anlamak için varız. Bizde yazarsanız başka yerlerde yazamazsınız da demiyoruz. İnsan düşünce ve ufkuna sınır koymak istemiyoruz. O nedenle her bir kalemi aidiyetleriyle değil sanatın içinde biriciklikleriyle sayfalarımızda yer açıyoruz. “Her dem yeniden doğarız bizden kim usanası” sözünü hatırlayarak bu toprakların bereketini artırmak istiyoruz.


Yine Asaf Halet Çeleb’nin; “Zamanın tahripkâr pençesinin parçalayamadığı bir şey” dediği sanatın gücünü ortaya koyan dergi, yazar, eser uzun ömürlüdür.


Akalemler dergi olarak onun peşinde, onun izini sürmektedir. Zaman ve “Metalaşmamış okur” bu çabayı kayda değer bulacaktır.  İyi okumalar…                            



                                                                                                akalemler      
38. Sayımızı indirip Okumak İçin TIKLAYINIZ...!


  
136 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın