35- SAYIMIZ EYLÜL - EKİM 2021

KİMLİĞİMİZİ KAYBEDİYORUZ

 

             Bilinen ilk tarihçi Herodotos’un kitabı bir kız kaçırma hikâyesi ile başlar ve o kız kaçırmanın yol açtığı kültürel ve siyasal çatışmalara yer verilir. Ondan öğreniriz ki sözün ve erdemin her devirde önemi büyük olmuştur. İnsanlık bu günkü alışkanlıklarına kavuşurken büyük bir vahşetin içinden geçerek gelmiş. Günümüzde vahşetin ve çirkinliğin timsali kimseler ise insanlığın kat ettiği mesafeden habersiz, ilkel ruhlarını, ilkel dürtülerle besleyen bireyler olarak yaşamaya devam ediyorlar. Eğitimli olmak bunu değiştirmiyor.

             İskitleri ve Tomris Hatun’u anlattığı bölümde ise Türk kavminin yalnızca Amazon kadınlarına yenildiğini sebebinin ise âdetleri gereği kadına el kaldırılamayacağı için geçirdikleri şaşkınlığa bağlamış olması, ilginç bir ayrıntı olarak tarihi kaynakta yerini alıyor. Günümüz insanın bu erdemden uzak oluşu ve hatta her geçen gün, çeşitli kadın cinayetlerine tanıklık edilmesini nasıl yorumlamak gerektiğini bilemiyoruz.

             Vahşi savaşlar, acımasızca sürüyor. İnsanları yakmak için ormanlar yakılıyor. Merhametinize sığınanlar, düşman olarak görülüyor. Kışkırtıcılık erdem gibi takdim ediliyor. Sebebi kimliğimizden ve kültürümüzden gittikçe uzaklaşmak. Belleğimizi, kişiliğimizi ve kimliğimizi kaybediyoruz. 

             Bellek deyince, Eflatun “Phaidros” adlı eserinde yazının bulunması sonrası Mısır tanrılarına buluşlarını anlatmaya giden küçük tanrıların büyük tanrı Ammon’la diyaloglarına yer verilir. Theuth’un sayıyı, hesabı, geometriyi, zar ve tavla oyununu, astronomi ve yazıyı bulduğu rivayet edilir. Tüm buluşlarını tek tek anlatır ve iş yazıya gelince “Ey Kral, işte bir bilgi ki bunun sayesinde Mısırlılar daha bilgili ve geçmişi hatırlamaya daha yetkili olacaklar. Bilginin de, belleğin de ilacını buldum.” Der. Kral cevap verir: “Ey eli hünerli Theuth! Bu dünyada kimin elinden sanat yaratmak gelir, kimin elinden de bu sanatın onu kullanacaklara fayda mı zarar mı getireceğini kestirmek.”

             İnsan günümüzde kendi davranışlarının sonuçlarını kestirmekte güçlük çekiyor. Edebiyatta… Kesin olarak şunu biliyoruz “Edebiyat varlığı yazıya geçmiş olmaktan ibaret değil, tersine, okuyan ve aynı zamanda yorumlayan öznenin somutlaştığı anda başlıyor.”

             Günümüzde, Bilginin kaynakları değişse de ilgi olmadıkça, bilgi sağlanamıyor. Okuduğunuz ve yazdığınız sürece varız. İnsan gittikçe yalnızlaşıyor. Yalnızlıktan çıkış kapısını bize edebiyat sunuyor. Kimlik ve kişiliğimizi de… Akalemler kendi dışımızda ne olup bittiğini okuyan ve okunan bir dergi olmaya devam edecek.

             Edebiyat yaratan okura selam olsun.

 

akalemler


35. Sayımızı satın almak için TIKLAYINIZ...
  
157 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın